MİHALIÇÇIK DAĞCIKÖY VE ÖREN MEVKİİ… - Eskişehir Haber

Eskişehir Güncel

MİHALIÇÇIK DAĞCIKÖY VE ÖREN MEVKİİ…

MİHALIÇÇIK DAĞCIKÖY VE ÖREN MEVKİİ…
Yayınlama: 10 Şubat 2024 Cumartesi
A+
A-

MİHALIÇÇIK DAĞCIKÖY VE ÖREN MEVKİİ…
Dağcıköy, Ören Mevkiinde yer alan Nekropol alanının Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26.04.2017 tarih ve 5121 Sayılı Kararı ile I. (bir) Derecede Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmesinden anlaşılacağı üzere, tarihi oldukça eskilere giden bir yerleşim alanıdır…
Gerekli araştırmalar yoğunlaştıkça arkeolojisine ilişkin bilgilerimizin artacağı Dağcıköy'ün ismiyle ilgili olarak; 'Osmanlı ordusuna at yetiştirdiği için verilmiş bir adı vardır. Atların kalçalarına ordu adına kızgın demirle dağ yapılarak işaretlenmesi nedeniyle köyün ismi 'dağcı köy' (dağ yapan köy anlamında) verilmiştir… Köyün Sultan Hamit Han zamanında verilmiş tapulu yaylak ve kışlak arazileri mevcuttur... Bunun bir kısmı halen Beylik Ova (Beylikahır) ilçesinde Beylik Çayırı mevkisinde bulunmaktadır.'[iv] Denilmektedir…
Ayrıca, Taciser Sivas başkanlığında 2004 yılında yürütülen arkeolojik araştırmada; Dağcı köyünde sürdürülen çalışmalarda, köyün 1300 m kuzeyinde yer alan kaleye (env. no:126.A3.81) çıkılmıştır… Orman içinde, çevresindeki ormanlık araziye hakim bir burun üzerinde kurulmuş olan kale yuvarlak planlı ve yaklaşık 600 m çapındadır… Ortalama 2 m genişliğindeki sur bedeni, yer yer 2 m yüksekliğe kadar korunmuştur (lev.9: res.49). Harçsız, kuru duvar tekniğinde orta boy taşlarla inşa edilmiştir…
Kuzeydoğu ve güneybatı yönlerinde iki giriş açıklığı bulunmaktadır... Kalenin güneyinde, sur dışında, bazı temel kalıntıları görülmektedir… Yüzeyden tarihlemeye yardımcı olabilecek herhangi bir arkeolojik buluntu ele geçmemiştir.[v] Denilmiştir…
***
Türk kültür çevresinde en yaygın dağlama biçimi hayvan ve eşyanın tanınmasına yönelik olanıdır…
Özellikle geniş otlaklarda yayılan hayvanların karışmasını önlemek için dağlama yoluyla damgalandıkları görülmektedir… En çok atların bu şekilde dağlandıkları dikkati çekmektedir… Bu gelenek Türk kültür çevresinde kültürel süreklilik içerisinde günümüze kadar ulaşmıştır.[vi]
Bölgede uzun süreli olarak hayvancılık yapılması, bunun yanında askeri olarak da kullanılan atların 20. Yüzyıla değin varlığını sürdürmesi, Osmanlı döneminde ahırlardan sorumlu Mirahorların önemli mevkide yer alması, yakındaki Beylikova'nın ilk adının Beylikahır olması, 16. Yüzyıla değin Aydın bölgesinden dahi Dağcıköyü kapsayan bölgeye yaylak olarak sürülerin getirilmesi, dolayısıyla hayvanların karışmaması için dağlama zorunluluğu olması gibi sebeplerle köyün isminin 'dağlamak' fiilinden dağ yapan anlamında Dağcı olması akla yatkın gözükmektedir…
Mirahor: Ahırbeyi
SEVAN NİŞANYAN ENVANTERİNDE DAĞCI…
Bu noktada, Sevan Nişanyan'ın Türkiye Yerleşim Birimleri Envanterinde 1919 yılı İngiliz Haritasına istinaden, anılan tarihte köyün adının Dağaçı olarak geçtiğini belirtelim.[vii] Sözcüğün yabancı bir kaynakta yazım hatası olarak Dağaçı olarak geçmiş olabileceği ihtimali bulunmaktadır…
Ancak, Dağa kelimesinin kimi kaynaklarda Yayla, yüksek yer olması ve köyün konumunun buna uyması, Dağacı kelimesinin harf düşerek bugünkü halini almış olabileceği ihtimali nedeniyle, söz konusu alıntının da kayıt altına alınması gerekmiştir…
Dolayısıyla, antik dönemde yüksekteki hakim konumu nedeniyle, muhtemelen gözetleme işlevi öncelikli olarak bulunan bir kalenin eteklerinde Türklerce oluşturulan köy, hayvancılık maksadıyla yayla olarak kullanılmış olmalıdır…
DEVAM EDECEK…
[i] KEMALOĞLU Muhammet, Türkiye Selçuklularında Dini Eserler, Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Dergisi / 2015, sf.147
[iii] Haritalarda Ankara, Koç Üniversitesi.
[v] TÜFEKÇİ SİVAS Taciser/SİVAS Hakan, Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar İlleri 2004 Yılı Arkeolojik Envanteri ve Yüzey Araştırması, TUBA Kültür Envarteri Dergisi/4/2005, sf. 40.
[vi] DURMUŞ İlhami, Türk Kültür Çevresinde Dağlama Geleneği, Millî Folklor, 2012, Yıl 24, Sayı 95, sf. 12-121.
[vii] NİŞANYAN Sevan, İndex Anatolicus, Türkiye Yerleşim Birimleri Envanteri Dağcıköy maddesi.
[viii] KILIÇ Erhan, OK Kenan, Ormanların Tanzim ve Tesviyesine Dair Layiha-i Müterceme (1840), Türk Hukuk Tarihi Araştırmaları, Sayı 22, 2016 Güz, s. 5.
[ix] KILIÇ Erhan, OK Kenan, a.g.e. sf. 16.
[x] KILIÇ Erhan, OK Kenan, a.g.e. sf. 16-17.
[xi] MİYAD, Mahallelerimiz, Korucu maddesi.
[xii] SÜMER Faruk, 'Safevi Devletinde Türkçe Adlar', s. 235.
[xiii] Aşıkpaşaoğlu, Tevarih-i Al-i Osman, Atsız Neşri, İstanbul 1949, s.117
[xiv] TÜFEKÇİ SİVAS Taciser/SİVAS Hakan, Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar İlleri 2004 Yılı Arkeolojik Envanteri veYüzey Araştırması, TUBA Kültür Envarteri Dergisi/4/2005, sf. 40.
[xvi] Bknz. İslam Ansiklopedisi.
[xvii] Bknz. Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 25.07.2017 tarih ve 5426 Sayılı Kararı. Dipnot xıx
[xix] SİVAS Taciser, SİVAS Hakan, K Ü LTÜ R VE TU R İ Z M B AK AN LI Ğ I KültürVarlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 22. ARAŞTIRMASONUÇLARI TOPLANTISI 2. CİLT, 24-28 MAYIS 2004 KONYA, Sf. 290.





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024