Kekemelikle Mücadelede Ailelerin Yapması Gereken Hatalar Ve Doğrular - Eskişehir Haber

Eskişehir

Kekemelikle Mücadelede Ailelerin Yapması Gereken Hatalar Ve Doğrular

Kekemelikle Mücadelede Ailelerin Yapması Gereken Hatalar Ve Doğrular
Yayınlama: 22 Ekim 2026 Perşembe
A+
A-

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, 22 Ekim Dünya Kekemelik Günü kapsamında yaptığı açıklamada kekemeliğin genetik, nörolojik ve motor kontrol süreçleriyle ilişkili nörogelişimsel bir durum olduğunu belirtti. "Yavaş konuş" veya "nefes al" gibi iyi niyetli uyarıların çocuk üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Tahmincioğlu, erken değerlendirmenin önemini vurguladı.

KEKEMELİKTE İYİ NİYETLİ UYARILAR BASKIYI ARTIRABİLİYOR!

Toplumda en sık rastlanan konuşma akıcılığı sorunlarının başında gelen kekemelik, genellikle dil ve konuşma becerilerinin hızla geliştiği 2-5 yaşları arasında ortaya çıkıyor. Yalnızca konuşmanın akıcılığını değil; bireyin özgüvenini, sosyal ilişkilerini ve akademik yaşamını da etkileyen bu durum hakkında uzmanlardan kritik uyarılar geldi.

22 Ekim Dünya Kekemelik Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, kekemeliğin sanılanın aksine tek başına psikolojik bir travmadan kaynaklanmadığını, çok faktörlü nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu ifade etti.

"Tek Başına Psikolojik Travmadan Kaynaklanmaz"

Kekemeliğin genetik yatkınlık, nörolojik gelişim ve konuşmanın motor kontrolüyle ilişkili etkenlerin birleşimiyle meydana geldiğini vurgulayan Tahmincioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Nedenleri konusunda toplumda yaygın olan yanlış inanışlardan biri, korku, stres veya psikolojik travmaların doğrudan kekemeliğe yol açtığı düşüncesidir. Bilimsel çalışmalar bunu desteklemez. Ancak psikolojik faktörlerin hiç etkisi yok denemez. Kekemeliğin devam etmesi bireyde kaygı geliştirebilir, örneğin sınıfta söz almaktan çekinen bir öğrenci akademik ve duygusal sorunlar yaşayabilir."

Yetişkinlikte Aniden Başlayan Kekemeliğe Dikkat!

İleri yaşlarda aniden ortaya çıkan akıcılık bozukluklarının mutlaka tıbbi araştırılması gerektiğine değinen Tahmincioğlu; inme, kafa travmaları, nörolojik hastalıklar veya beyin tümörlerinin edinilmiş kekemeliğe yol açabileceğini belirtti.

"Yavaş Konuş, Düşünerek Konuş" Demeyin!

Kekemelik yaşayan çocuklara verilen iyi niyetli tavsiyelerin olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Anuş Tahmincioğlu, ailelere şu uyarılarda bulundu:

  • Nasıl Değil, Ne Anlattığına Odaklanın: Çocuğun kelimelerini tamamlamak, "yavaş konuş", "önce nefes al", "düşünerek söyle" gibi uyarılarda bulunmak çocuk üzerindeki baskıyı katlar.

  • Kendi Haline Bırakıp Geçmesini Beklemeyin: Kendiliğinden düzelme ihtimali olsa da hangi çocukta geçeceğini öngörmek imkansızdır. Belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden dil ve konuşma terapistine başvurulmalıdır.

  • Duyguları Tabulaştırmayın: Kekemelik utanılacak bir durum değildir. Çocuk zorlandığında bunu aile içinde konuşulması yasak bir konu haline getirmeden, anlayışla dinlemek gerekir.

Tahmincioğlu sözlerini, "En temel hedef bireyin yalnızca daha akıcı konuşmasını sağlamak değil, kekemelik yaşasa da düşüncelerini özgürce ifade edebilmesini ve sosyal yaşama çekinmeden katılabilmesini desteklemektir" diyerek tamamladı.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar