ABD Bağımlılığı Bitiyor mu? İsrail Basınına Göre Kazanan Türkiye!
İsrail’in köklü gazetelerinden Haaretz, ABD-İran savaşının ardından Orta Doğu’da kartların yeniden karılacağını ve Türkiye’nin "yeni bölgesel düzenin" merkezine yerleşeceğini yazdı. Analizde, Körfez ülkelerinin Washington’a olan güvenlik bağımlılığını azaltma arayışında olduğu ve Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayisi ile stratejik diplomasisinin bu süreçte "anahtar" rol oynadığı vurgulandı.
"Daha Az ABD, Daha Çok Türkiye"
Haaretz’de yayımlanan ve Hayfa Üniversitesi’nden Elad Giladi imzası taşıyan analiz, bölge siyasetinde derin bir kırılmanın yaşandığını gözler önüne seriyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının 5. haftasında gelen bu analiz, savaşın fiziksel sonuçlarından ziyade jeopolitik mirasına odaklanıyor. Yazıya göre; Suudi Arabistan, BAE ve Mısır gibi aktörler, güvenliklerini artık sadece Washington’ın insafına bırakmak istemiyor. Bu noktada Türkiye, hem askeri kapasitesi hem de "bölgesel sorunları bölge halkları çözmeli" yaklaşımıyla en güçlü alternatif olarak öne çıkıyor.
Dörtlü Zirve ve "Güvenlik Çeşitlendirmesi"
Analizde, 19 Mart’ta gerçekleşen Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanları zirvesi, bu yeni dönemin "doğum sancısı" olarak nitelendiriliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın uzun süredir savunduğu "bölgesel sahiplenme" modelinin artık Riyad ve Kahire’de karşılık bulduğu belirtiliyor. Türkiye’nin İHA/SİHA teknolojilerinden zırhlı araçlara kadar uzanan savunma sanayisi portföyü, Körfez başkentleri için ABD’ye olan tek taraflı bağımlılığı kırmanın en somut yolu olarak görülüyor.
İsrail Dışlanıyor mu?
Yazının en dikkat çekici kısımlarından biri de İsrail’in gelecekteki konumuyla ilgili. Körfez ülkeleri, İran’ın bölgesel yayılmacılığından rahatsız olsalar da, İsrail ile aynı askeri blokta görünmenin siyasi maliyetinden kaçınıyorlar. Bu durum, Türkiye’nin merkezinde olduğu ancak İsrail’in "denklem dışı" kaldığı bir güvenlik mimarisini tetikleyebilir. Haaretz’e göre bu savaş, Washington’un "tek garantör" olduğu dönemin sonu, Ankara’nın ise "bölgesel dengeleyici" olarak yükselişinin başlangıcı olabilir.
Gönderen: haber



