Anoreksiya: Zayıflık takıntısı hayatı tehdit ediyor!
Günümüzde "daha zayıf olmalıyım" düşüncesi toplumsal bir baskıya dönüşürken, uzmanlar bu durumun masum bir diyetten çok daha fazlası olduğu konusunda uyarıyor. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, Anoreksiya Nervoza’nın estetik bir tercih değil, beyindeki aksamalardan kaynaklanan ve hayati risk taşıyan ciddi bir psikiyatrik hastalık olduğunu vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, özellikle 30 kilonun altına düşen vakaların "çocuk ağırlığına" indiğini ve bu durumun zorunlu hastane yatışı gerektirdiğini ifade etti.
Diyetten Anoreksiyaya Giden Tehlikeli Yol
Anoreksiyanın basit bir kilo verme çabası olmadığını belirten Erkmen, hastalığın temel özelliklerine dikkat çekti:
-
Bozulmuş Beden Algısı: Çevresindeki herkes kişinin aşırı zayıflığından endişe ederken, hasta aynaya baktığında kendini hala "kilolu" görmeye devam eder.
-
Kalori Dedektifliği: Bu hastalar, her gıdanın kalori değerini uzman seviyesinde bilir ve beslenmelerini buna göre saplantılı bir şekilde kısıtlarlar.
-
Fiziksel Yıkım: Sadece kilo kaybı değil; asitli kusmalar nedeniyle dişlerin erimesi ve dökülmesi, yetersiz beslenme sonucu saçların dökülmesi gibi ağır fiziksel tahribatlar yaşanır.
Psikolojik Temeller: "Kadınlığı Reddetme"
Prof. Dr. Erkmen, hastalığın kökeninde genellikle huzursuz aile ortamlarının yattığını belirterek çarpıcı bir tespitte bulundu: "Bazı kadınlar, kalçalarını ve göğüslerini yok ederek kadınlık yönlerini reddetmeye çalışıyor. Bu durum, beyindeki bir takım aksamalardan ortaya çıkan, diyetten çok daha ileri bir tablodur."
Kritik Eşik: 30 Kilonun Altı Ölümcül Risk!
Hastalığın ilerleme hızı başlangıçta yavaş olsa da zamanla kontrol edilemez bir noktaya ulaşır:
-
Zorla Besleme: Kilo 30'un altına düştüğünde vücut her türlü hastalığa açık hale gelir ve yaşam süresi kısalır. Bu aşamada hastaneye yatış ve tıbbi müdahale kaçınılmazdır.
-
Gizli Eylemler: Hastalar kilo vermek için sadece aç kalmaz; aynı zamanda aşırı spor, kusma veya ilaç kullanımı (ishal yapıcı vb.) gibi yöntemlere başvurur.
Tedavide "Erken Müdahale" Hayat Kurtarır
Atalarımızın "Ağaç yaşken eğilir" sözünü hatırlatan Erkmen, tedavideki en büyük engelin hastanın durumu kabul etmemesi olduğunu söyledi. Eğer hastalık 1-2 yıldır devam ediyorsa ve hasta tedaviye uyum sağlarsa iyileşme şansı yüksektir. Ancak direnç gösterilmesi durumunda tablo hızla kötüleşir.
4 Ocak 2026 tarihi itibarıyla, çevrenizde yemek yemeyi reddeden, aşırı zayıflamasına rağmen hala kilo vermeye çalışan yakınlarınız varsa, bir psikiyatri uzmanına danışmanın hayati önem taşıdığını hatırlatırız.
Gönderen: haber



