Göz kaşıma alışkanlığı görmeyi tehdit ediyor - Eskişehir Haber

Eskişehir Sağlık

Göz kaşıma alışkanlığı görmeyi tehdit ediyor

Göz kaşıma alışkanlığı  görmeyi tehdit ediyor
Yayınlama: 7 Haziran 2026 Pazar
A+
A-

Göz Kaşıma Alışkanlığını Hafife Almayın: Türkiye’de Her 50 Gençten Biri Bu Hastalıkla Karşı Karşıya!

Gün içinde gözleriniz kaşındığında yaptığınız o basit, refleksif ovuşturma hareketinin zamanla ciddi görme kayıplarına yol açabileceğini biliyor musunuz? Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) Kornea ve Oküler Yüzey Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, özellikle çocukları ve gençleri tehdit eden "keratokonus" hastalığına karşı hayati uyarılarda bulundu. Eskiden nadir görüldüğü sanılan ancak günümüzde Türkiye'deki her 100 gençten 2'sinde saptanan bu sinsi hastalığın en büyük tetikçisi, zararsız zannedilen göz kaşıma alışkanlığı.

Gözünü Sertçe Ovuşturanlar Dikkat: Kornea Nakline Kadar Götüren Tehlike "Keratokonus"

Toplumda göz sağlığı denildiğinde akla ilk olarak katarakt ya da basit miyopi-hipermetropi gelse de, korneanın yapısını tamamen bozan keratokonus hastalığı sessizce yayılmaya devam ediyor. Gözün en dışındaki saydam tabaka olan korneanın zamanla incelmesi ve öne doğru dikleşerek kubbe (konik) bir şekil alması olarak tanımlanan keratokonus, ışığın gözün arka kısmına düzgün odaklanmasını engelliyor. Gelişen teknoloji ve gelişmiş topografi (kornea haritalama) yöntemleri sayesinde hastalığın Türkiye'deki yaygınlığının sanılandan çok daha yüksek olduğu anlaşıldı.

Dünya genelinde ortalama her 2 bin kişide bir görülen bu rahatsızlık, Türkiye'de yapılan güncel çalışmalara göre genç nüfusta her 50 kişiden birini (yüzde 2) etkileyen ciddi bir toplumsal sağlık sorununa dönüşmüş durumda.

En Kritik ve Önlenebilir Risk Faktörü: Göz Ovuşturmak

Keratokonusun ortaya çıkmasında genetik faktörler rol oynasa da, hastalığı başlatan ve ilerlemesini hızlandıran en önemli dış etken mekanik travmalar, yani gözü kaşımak. Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, bu tehlikeli alışkanlığın göz yapısına verdiği zararı şu sözlerle açıklıyor:

"Gözleri sık ve sert bir şekilde ovuşturmak, korneanın hassas lifli yapısını zamanla gevşetir ve zayıflatır. Bu durum korneanın hızla incelmesine ve şeklinin bozulmasına yol açarak hastalığı doğrudan tetikler. Özellikle alerjik göz yapısına sahip çocuk ve gençlerde kaşıntı hissi çok yoğun olur. Farkında olmadan yapılan bu sert ovuşturmalar riski katbekat artırır. Hastalık başlamışsa bile kaşıma eylemi devam ettiği sürece görme kaybı hızlanır."

Hastalık genellikle ergenlik döneminde fırtınalı bir şekilde başlayıp gençlik yıllarında ilerleme eğilimi gösteriyor. Birçok hastada 30-35 yaşlarına gelindiğinde ilerleme yavaşlasa ya da dursa da, gözlerini sertçe kaşımaya devam eden kişilerde bu hasar yetişkinlik döneminde de her yaşta sürebiliyor.

Sık Gözlük Değişimi En Net Belirti

Keratokonus erken evrelerde oldukça hafif seyrettiği için hastalar tarafından çoğunlukla basit bir uzağı görememe problemi sanılıyor. Ancak hastalık ilerledikçe körlüğe kadar varabilen derin görme azalmaları yaşanıyor ve son evrede tek çare kornea nakli (keratoplasti) haline geliyor.

Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, özellikle gençlerde ve çocuklarda şu şikayetler görüldüğünde zaman kaybetmeden bir göz hekimine başvurulması gerektiğinin altını çiziyor:

Giderek artan ve gözlük takılmasına rağmen bir türlü tam netleşmeyen bulanık görme, astigmatın sürekli fırlaması nedeniyle çok kısa sürelerde (6 ayda bir) sık sık gözlük numarasının değişmesi en net sinyaller arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra özellikle gece araç kullanırken ya da loş ışıkta görmede zorlanma, sokak lambalarının ve araba farlarının etrafında ışıkların dağılması, saçılması ve çift görme gibi belirtiler de keratokonusa işaret ediyor.

Kimler Risk Altında ve Ne Yapılmalı?

Erken tanı konulduğunda korneaya yapılan özel ışın tedavileriyle (Cross-linking) hastalığı olduğu evrede durdurmak ve ileride oluşacak kornea nakli ihtiyacını ortadan kaldırmak mümkün. Bu yüzden risk grubundaki kişilerin takibi hayati önem taşıyor:

Alerjik ve Gözünü Sık Kaşıyanlar Alerjiye bağlı kronik göz kaşıntısı olan çocuklar ve gençler birinci derece risk grubundadır. Ailelerin, çocuklarının göz ovuşturma alışkanlığını yakından gözlemlemesi ve gerekirse kaşıntıyı önleyici damlalar için hekime başvurması gerekir.

Genetik Yatkınlığı Bulunanlar Ailesinde, akrabalarında keratokonus öyküsü olan çocukların hiçbir şikayeti olmasa bile ergenlik dönemine girdikleri andan itibaren düzenli olarak göz kontrolünden geçmesi şarttır. Bu kontrollerde çekilecek kornea haritaları, hastalığı henüz klinik belirti vermeden yakalamayı sağlar.

Açıklanamayan Görme Azalması Yaşayanlar Gözlük camları sürekli yenilenmesine rağmen net bir görüşe kavuşamayan, nedeni tam olarak açıklanamayan ani görme düşüşü yaşayan her yaştan bireyin detaylı bir kornea muayenesinden geçmesi, ileride yaşanacak kalıcı görme kayıplarının önüne geçecektir.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024